
Covid 19 pandemisi ile hayatımıza giren “evden / uzaktan çalışma ortamı nasıl olmalı” sorusu şüphesiz ki hepimizin merak ettiği konulardandır. 2021 yılına yaklaştığımız bu günlerde konoravirüs döneminde yaşadıklarımızdan bazı çıkarımlar yaparsak, bunlardan en baskın olanın, evden çalışmak olduğunu söyleyebiliriz. Yaklaşık 8 aydır yaşadığımız evden çalışma döneminde yapılan araştırmalar, iş deneyimimizi geliştirmemize yardımcı olacak bilgiler içeriyor.
Birçok firmanın zorunlu olarak evden çalışma modeline geçmesi ile; işverenler ekiplerinin ne kadar verimli olduklarını; çalışanlar ise hangi yöntemin daha üretken olduğunu sorgulamaktalar. Avrupa ve Amerika’da yapılan bir araştırma, uzaktan çalışma modelinin günlük rutinimiz üzerindeki etkisine dair sonuçlar içermektedir.

Ankete katılanların %54’ü, pandemi ile başlayan evden çalışma düzeni için hazırlıklı olmadıklarını ve evlerinde bunun için ayrılmış bir alan olmadığını belirtmiştir. Hızlı bir şekilde ev ortamına adapte edilen çalışma düzenleri için, katılımcıların üçte biri oturma odasında, onu takiben yatak odasında ve yemek odasında oluşturulan ev-ofislerde çalışmaktadır. Ankete katılanların beşte biri ise mutfaklarında çalıştıklarını belirtmiştir.
Ankete katılanların %24’ü diğer işlevlere yer açmak için günün sonunda evdeki çalışma ortamını bozduğunu belirtmiştir. Özellikle yemek masalarının çalışma alanı olarak kullanıldığı evlerimizde bu durum ile çok sık karşılaşılmaktadır. Özellikle yemek masası ofis düzeninden arındırılmalı ve günlük rutinde vakit geçirilen mekan çeşitliliğini arttırmak için kullanılmalıdır. Bu, yemek alışkanlığımızı düzenleyecek ve dikkat dağınıklığı ile aşırı yemek yeme riskini de azaltacaktır.

ERGONOMİK BİR ORTAMIN ÖNEMİ
Gerek ofiste gerekse de evdeki çalışma düzeninde ergonomi çok önemlidir. Ankete katılanların %7’si ergonomisi az ve verimsiz bir çalışma düzeninin, evdeki en büyük zorluk olduğunu belirtmiştir. Burada oluşturulacak konforlu bir ortamın en önemli unsurunun, çalışma koltuğu olduğu aşikardır. Ancak kendiniz için bulduğunuz en ergonomik koltuk bile bir süre sonra sizi rahatsız edecektir. Çalışma süresince verilecek kısa molalar ile çalışma pozisyonunuzu değiştirmelisiniz.
DOĞRU AYDINLATMA
Verimli bir çalışma ortamı için doğru bir aydınlatma ve parlama çok önemlidir. Çok fazla bilgisayar ışığına maruz kalınması durumunda, her 20 dakikada bir, en az 20 saniye boyunca 6-7 metre uzaktaki bir objeye bakmak doğru olacaktır. Evinizde oluşturacağınız ofis alanı için, mümkünse doğal ışık alan bir bölge seçilmelidir. Vücudunuzun gün ışığının değişimini takip etmesini sağlayarak sağlıklı bir sirkadiyen ritim oluşturabilirsiniz. Çalışma masanızın üzerine gelecek doğal ışığın direkt olması yerine endirekt olması, oluşacak parlamaları da engelleyecektir.

AKUSTİK KONFOR
Yapılan ankette katılımcıların %61’i akustik konfor açısından evden çalışmanın çok zorlayıcı olduğunu belirtmiştir. Ankette, özellikle aile bireylerinin bulunduğu ortamdaki akustik mahremiyet konusunda çok geri bildirim yapılmıştır. Bu koşullara önlem almak adına; çalışma ortamı sert zemin ise döşemeye bir halı serilebilir. Ayrıca duvarlara ses yutucu panolar konulabilir. Ancak her türlü önleme rağmen akustik konfor çözülmesi zor bir konudur.
Anket katılımcılarından %28’si evden çalışmanın kendilerini soyutladığını; %42’si ise evden çalışmanın sınırı olmadığı için çok çalışıldığını belirtmiştir.
Katılımcılardan %38’i kesintisiz çalışamadıkları ve yeterli donanıma sahip olamadıkları için evden çalışmanın daha verimsiz olduğunu belirtiyor. Bunun yanında %13’lük bir kesim ise herhangi bir şikayeti olmadan evde mutlu olduklarını ifade ediyor.

Yapılan ankette katılımcılara evden mi yoksa ofisten mi çalışmayı tercih ettikleri sorulduğunda, çalışanların %37’si evden çalışmayı; %32’si ofislere geri dönmeyi; %31’i ise karma bir modeli tercih ettiği görülmektedir. Sonuç olarak 2021 ve sonrasında nerede çalışacağımızın öneminden çok; şirketlerin her çalışanın durumuna ve üretkenliğine bağlı olan en uygun ortamı oluşturmaya yönelecekleri aşikardır.